Ingliz-Turk: iboralar va frazeologizmlar
Inglizcha
Turk
Frazeologizmlar
Break a leg
→
İyi şanslar!
Piece of cake
→
Çocuk oyuncağı
Once in a blue moon
→
Kırk yılda bir
Spill the beans
→
Ağzından baklayı çıkarmak
Under the weather
→
Keyifsiz olmak
Hit the nail on the head
→
Tam üstüne basmak
Cost an arm and a leg
→
Ateş pahası olmak
Bite the bullet
→
Dişini sıkmak
Salomlashish
Hello!
→
Merhaba!
Good morning!
→
Günaydın!
Good evening!
→
İyi akşamlar!
Goodbye!
→
Hoşça kalın!
How are you?
→
Nasılsınız?
I'm fine, thank you.
→
İyiyim, teşekkür ederim.
Asoslar
Yes
→
Evet
No
→
Hayır
Please
→
Lütfen
Thank you very much!
→
Çok teşekkür ederim!
You're welcome.
→
Rica ederim.
Excuse me.
→
Affedersiniz.
Sayohat
Where is the toilet?
→
Tuvalet nerede?
Where is the train station?
→
Tren istasyonu nerede?
How do I get to the airport?
→
Havaalanına nasıl gidebilirim?
How much is a ticket?
→
Bilet ne kadar?
I'm looking for a hotel.
→
Bir otel arıyorum.
Is it far from here?
→
Buradan uzak mı?
Ovqat va ichimliklar
A table for two, please.
→
İki kişilik bir masa, lütfen.
Can I see the menu?
→
Menüyü görebilir miyim?
I'd like a coffee, please.
→
Bir kahve istiyorum, lütfen.
Water, please.
→
Su, lütfen.
I'm vegetarian.
→
Ben vejetaryenim.
It was delicious!
→
Çok lezzetliydi!
Xarid
How much does this cost?
→
Bu ne kadar?
Can I pay by card?
→
Kartla ödeyebilir miyim?
That's too expensive.
→
Bu çok pahalı.
I'm just looking, thanks.
→
Sadece bakıyorum, teşekkürler.
Do you have a smaller size?
→
Daha küçük bir bedeniniz var mı?
Where is the checkout?
→
Kasa nerede?
Favqulodda holatlar
Help!
→
İmdat!
Call an ambulance!
→
Ambulans çağırın!
Call the police!
→
Polis çağırın!
I need a doctor.
→
Bir doktora ihtiyacım var.
Where is the nearest pharmacy?
→
En yakın eczane nerede?
I've lost my passport.
→
Pasaportumu kaybettim.
Mehmonxonada
Do you have a room?
→
Boş odanız var mı?
How much per night?
→
Gecelik ne kadar?
Is breakfast included?
→
Kahvaltı dahil mi?
I need a wake-up call.
→
Uyandırma servisine ihtiyacım var.
The key doesn't work.
→
Anahtar çalışmıyor.
Can I see the room?
→
Odayı görebilir miyim?
Jamoat transporti va taksi
One ticket, please.
→
Bir bilet, lütfen.
Does this bus go downtown?
→
Bu otobüs şehir merkezine gidiyor mu?
When is the next train?
→
Bir sonraki tren ne zaman?
How long does it take?
→
Ne kadar sürer?
I missed my stop.
→
Durağımı kaçırdım.
Where can I get a taxi?
→
Nereden taksi bulabilirim?
Yo'l so'rash
Where is the station?
→
İstasyon nerede?
How do I get there?
→
Oraya nasıl giderim?
Turn left at the corner.
→
Köşeden sola dönün.
Turn right at the lights.
→
Işıklardan sağa dönün.
Go straight ahead.
→
Dümdüz ilerleyin.
Excuse me, can you help me?
→
Affedersiniz, bana yardım edebilir misiniz?
Aeroportda
Where is the check-in counter?
→
Check-in kontuarı nerede?
What time is boarding?
→
Biniş saat kaçta?
Is the flight delayed?
→
Uçuş rötarlı mı?
Where is my gate?
→
Kapım nerede?
I have a connecting flight.
→
Aktarmalı uçuşum var.
How long is the layover?
→
Aktarma ne kadar sürer?
Pul va to'lovlar
Do you accept cash?
→
Nakit kabul ediyor musunuz?
Where is the ATM?
→
ATM nerede?
That is too expensive.
→
Bu çok pahalı.
I would like to pay.
→
Ödemek istiyorum.
Do you have change?
→
Bozuk paranız var mı?
I am just looking.
→
Sadece bakıyorum.
Vaqt va sanalar
What day is it today?
→
Bugün günlerden ne?
What's the date today?
→
Bugünün tarihi ne?
It's time to go.
→
Gitme zamanı.
See you tomorrow.
→
Yarın görüşürüz.
I'm late.
→
Geç kaldım.
Just a minute.
→
Bir dakika.
Ob-havo
What's the weather like?
→
Hava nasıl?
It's raining.
→
Yağmur yağıyor.
It's sunny today.
→
Bugün hava güneşli.
It's very cold.
→
Çok soğuk.
It's hot outside.
→
Dışarısı sıcak.
Looks like rain.
→
Yağmur yağacak gibi görünüyor.
Salomatlik va shifokor
I feel sick
→
Kendimi hasta hissediyorum.
My head hurts
→
Başım ağrıyor.
I can't sleep
→
Uyuyamıyorum.
I have a cough
→
Öksürüğüm var.
I have a cold
→
Soğuk algınlığım var.
My stomach hurts
→
Karnım ağrıyor.
Oila
I love my family
→
Ailemi seviyorum.
How is your family?
→
Ailen nasıl?
Do you have children?
→
Çocuğun var mı?
I have two brothers
→
İki erkek kardeşim var.
She is my sister
→
O benim kız kardeşim.
This is my mother
→
Bu benim annem.
Ish va ofis
I have a meeting
→
Bir toplantım var
Where is the office?
→
Ofis nerede?
I am busy
→
Meşgulüm
Please wait a moment
→
Lütfen biraz bekleyin
Thank you for your help
→
Yardımınız için teşekkür ederim
What time is the meeting?
→
Toplantı saat kaçta?
Biznes va uchrashuvlar
Good morning, everyone.
→
Herkese günaydın.
Let's get started.
→
Başlayalım.
Thank you for coming.
→
Geldiğiniz için teşekkür ederim.
Can we schedule a meeting?
→
Bir toplantı ayarlayabilir miyiz?
What time works for you?
→
Saat kaçta uygun olursunuz?
I'll send you the details.
→
Detayları size göndereceğim.
Maktab va o'qish
Can you repeat that?
→
Tekrar edebilir misiniz?
How do you spell it?
→
Nasıl yazılıyor?
What does this mean?
→
Bu ne anlama geliyor?
I have a question.
→
Bir sorum var.
Please speak slowly.
→
Lütfen yavaş konuşun.
Where is the classroom?
→
Sınıf nerede?
Kompyuterlar va texnologiya
How do I turn it on?
→
Nasıl açabilirim?
The screen is frozen.
→
Ekran dondu.
Please restart the computer.
→
Lütfen bilgisayarı yeniden başlatın.
I forgot my password.
→
Şifremi unuttum.
Connect to the internet.
→
İnternete bağlan.
The battery is low.
→
Pil az.
Telefon va internet
Where is the Wi-Fi?
→
Wi-Fi nerede?
What is the password?
→
Şifre nedir?
I need internet access.
→
İnternet erişimine ihtiyacım var.
Can I use your phone?
→
Telefonunu kullanabilir miyim?
My phone is dead.
→
Telefonum kapandı.
I have no signal.
→
Sinyalim yok.
His-tuyg'ular
I am happy.
→
Mutluyum.
I feel sad.
→
Üzgünüm.
I am tired.
→
Yorgunum.
I am angry.
→
Kızgınım.
I am scared.
→
Korkuyorum.
I love you.
→
Seni seviyorum.
Sevgi va romantika
Do you love me?
→
Beni seviyor musun?
I'm in love with you
→
Sana aşığım.
Will you marry me?
→
Benimle evlenir misin?
You are beautiful
→
Çok güzelsin.
You are handsome
→
Çok yakışıklısın.
I like you
→
Senden hoşlanıyorum.
Yengil suhbat
Hello, how are you?
→
Merhaba, nasılsın?
What do you do?
→
Ne iş yapıyorsun?
How was your day?
→
Günün nasıl geçti?
What's new?
→
Ne var ne yok?
Sorry about that.
→
Bunun için üzgünüm.
No problem.
→
Sorun değil.
Maqtov va iltifot
Great job!
→
Harika iş!
You look nice.
→
İyi görünüyorsun.
That's wonderful.
→
Bu harika.
I'm proud of you.
→
Seninle gurur duyuyorum.
Good for you.
→
Aferin sana.
Nice work.
→
Güzel iş.
Kechirim so'rash va bahonalar
Pardon me.
→
Affedersiniz.
My apologies.
→
Özür dilerim.
I apologize.
→
Özür dilerim.
I'm so sorry.
→
Çok üzgünüm.
Please forgive me.
→
Lütfen beni affet.
I beg your pardon.
→
Affınıza sığınıyorum.
Bayramlar va tilaklar
Happy birthday!
→
Doğum günün kutlu olsun!
Happy New Year!
→
Mutlu yıllar!
Merry Christmas!
→
Mutlu Noeller!
Congratulations!
→
Tebrikler!
Good luck!
→
İyi şanslar!
Have a great day!
→
İyi günler!
Sport va fitnes
How do I get fit?
→
Nasıl formda kalabilirim?
I want to lose weight.
→
Kilo vermek istiyorum.
Where is the gym?
→
Spor salonu nerede?
Let's go for a run.
→
Hadi koşuya çıkalım.
I play football.
→
Futbol oynuyorum.
Do you exercise?
→
Spor yapıyor musunuz?
Qiziqishlar va bo'sh vaqt
What are your hobbies?
→
Hobilerin neler?
I like reading books.
→
Kitap okumayı severim.
Do you have any hobbies?
→
Hiç hobilerin var mı?
I enjoy listening to music.
→
Müzik dinlemekten hoşlanırım.
What do you do in your free time?
→
Boş zamanlarında ne yaparsın?
I love playing football.
→
Futbol oynamayı çok severim.
Uyda
Welcome home
→
Eve hoş geldin
Make yourself at home
→
Kendini evinde gibi hisset
Dinner is ready
→
Akşam yemeği hazır
I'm home
→
Ben geldim
Where are you
→
Neredesin
Close the door
→
Kapıyı kapat
Kvartira ijaraga olish
I'm looking for an apartment
→
Bir daire arıyorum
How much is the rent?
→
Kirası ne kadar?
Are utilities included?
→
Faturalar dahil mi?
Is there a deposit?
→
Depozito var mı?
When can I move in?
→
Ne zaman taşınabilirim?
Is it furnished?
→
Eşyalı mı?
Bank va pochta
Where is the post office?
→
Postane nerede?
I need to withdraw money.
→
Para çekmem gerekiyor.
I want to deposit money.
→
Para yatırmak istiyorum.
I need a stamp.
→
Pul almam gerekiyor.
How much is postage?
→
Posta ücreti ne kadar?
I'd like to send this letter.
→
Bu mektubu göndermek istiyorum.
Politsiya va hujjatlar
Where is the police station?
→
Polis karakolu nerede?
I lost my passport.
→
Pasaportumu kaybettim.
Here is my ID.
→
Kimliğim burada.
Show me your documents.
→
Belgelerinizi gösterin.
I want to report a theft.
→
Hırsızlık ihbar etmek istiyorum.
My wallet was stolen.
→
Cüzdanım çalındı.
Avtomobil va haydash
Where is the parking lot?
→
Otopark nerede?
How do I get to the highway?
→
Otoyola nasıl çıkarım?
The car won't start.
→
Araba çalışmıyor.
I need gas.
→
Benzine ihtiyacım var.
Please fill the tank.
→
Lütfen depoyu doldurun.
Where is the nearest gas station?
→
En yakın benzin istasyonu nerede?
Plyaj va ta'til
Where is the beach?
→
Plaj nerede?
How do I get to the beach?
→
Plaja nasıl gidebilirim?
Can I swim here?
→
Burada yüzebilir miyim?
Is it safe to swim?
→
Yüzmek güvenli mi?
The water is cold.
→
Su soğuk.
The water is warm.
→
Su ılık.
Diqqatga sazovor joylar va muzeylar
Where is the museum?
→
Müze nerede?
How much is admission?
→
Giriş ne kadar?
Is there a guided tour?
→
Rehberli tur var mı?
What time does it open?
→
Kaçta açılıyor?
Two tickets, please.
→
İki bilet, lütfen.
One adult ticket.
→
Bir yetişkin bileti.
Barlar va tungi hayot
Where is the nearest bar?
→
En yakın bar nerede?
Is there a cover charge?
→
Giriş ücreti var mı?
Two beers, please.
→
İki bira, lütfen.
I would like a cocktail.
→
Bir kokteyl istiyorum.
Do you have any snacks?
→
Atıştırmalık bir şeyler var mı?
One more round, please.
→
Bir tur daha, lütfen.
Uy hayvonlari va hayvonlar
I have a dog.
→
Bir köpeğim var.
Do you have any pets?
→
Evcil hayvanınız var mı?
What a cute cat!
→
Ne tatlı bir kedi!
My dog is friendly.
→
Köpeğim dost canlısıdır.
The cat is sleeping.
→
Kedi uyuyor.
I love animals.
→
Hayvanları severim.
Ovqat tayyorlash va retseptlar
How do I cook this?
→
Bunu nasıl pişiririm?
What's the recipe?
→
Tarif nedir?
Preheat the oven.
→
Fırını önceden ısıt.
Boil the water.
→
Suyu kaynat.
Chop the onions.
→
Soğanları doğra.
Add some salt.
→
Biraz tuz ekle.
Kiyim va moda
What should I wear?
→
Ne giymeliyim?
Try this on.
→
Bunu dene.
It fits perfectly.
→
Tam uyuyor.
It's too tight.
→
Çok dar.
It's too loose.
→
Çok bol.
Does this come in my size?
→
Bu benim bedenimde var mı?
Ko'p beriladigan savollar
What is this?
→
Bu nedir?
How much is it?
→
Ne kadar?
Is it far?
→
Uzak mı?
May I come in?
→
Girebilir miyim?
What happened?
→
Ne oldu?
Why not?
→
Neden olmasın?
Mavzular
Salomlashish
Asoslar
Sayohat
Ovqat va ichimliklar
Xarid
Favqulodda holatlar
Mehmonxonada
Jamoat transporti va taksi
Yo'l so'rash
Aeroportda
Pul va to'lovlar
Vaqt va sanalar
Ob-havo
Salomatlik va shifokor
Oila
Ish va ofis
Biznes va uchrashuvlar
Maktab va o'qish
Kompyuterlar va texnologiya
Telefon va internet
His-tuyg'ular
Sevgi va romantika
Yengil suhbat
Maqtov va iltifot
Kechirim so'rash va bahonalar
Bayramlar va tilaklar
Sport va fitnes
Qiziqishlar va bo'sh vaqt
Uyda
Kvartira ijaraga olish
Bank va pochta
Politsiya va hujjatlar
Avtomobil va haydash
Plyaj va ta'til
Diqqatga sazovor joylar va muzeylar
Barlar va tungi hayot
Uy hayvonlari va hayvonlar
Ovqat tayyorlash va retseptlar
Kiyim va moda
Ko'p beriladigan savollar
Ingliz-Rus
Rus-Ingliz
Ingliz-Ukrain
Ukrain-Ingliz
Ingliz-Belarus
Belarus-Ingliz
Ingliz-Polyak
Polyak-Ingliz
Ingliz-Chex
Chex-Ingliz
Ingliz-Slovak
Slovak-Ingliz
Ingliz-Sloven
Sloven-Ingliz
Ingliz-Xorvat
Xorvat-Ingliz
Ingliz-Bosniy
Bosniy-Ingliz
Ingliz-Serb
Serb-Ingliz
Ingliz-Makedon
Makedon-Ingliz
Ingliz-Bolgʻar
Bolgʻar-Ingliz
Ingliz-Rumin
Rumin-Ingliz
Ingliz-Venger
Venger-Ingliz
Ingliz-Nemis
Nemis-Ingliz
Ingliz-Golland
Golland-Ingliz
Ingliz-Daniya
Daniya-Ingliz
Ingliz-Shved
Shved-Ingliz
Ingliz-Norveg
Norveg-Ingliz
Ingliz-Island
Island-Ingliz
Ingliz-Fin
Fin-Ingliz
Ingliz-Eston
Eston-Ingliz
Ingliz-Latviya
Latviya-Ingliz
Ingliz-Litva
Litva-Ingliz
Ingliz-Fransuz
Fransuz-Ingliz
Ingliz-Ispan
Ispan-Ingliz
Ingliz-Portugal
Portugal-Ingliz
Ingliz-Italyan
Italyan-Ingliz
Ingliz-Katalan
Katalan-Ingliz
Ingliz-Galisiy
Galisiy-Ingliz
Ingliz-Bask
Bask-Ingliz
Ingliz-Yunon
Yunon-Ingliz
Ingliz-Alban
Alban-Ingliz
Ingliz-Malta
Malta-Ingliz
Ingliz-Irland
Irland-Ingliz
Ingliz-Uels
Uels-Ingliz
Ingliz-Lyuksemburg
Lyuksemburg-Ingliz
Ingliz-Lotin
Lotin-Ingliz
Ingliz-Esperanto
Esperanto-Ingliz
Ingliz-Arman
Arman-Ingliz
Ingliz-Gruzin
Gruzin-Ingliz
Ingliz-Ozarbayjon
Ozarbayjon-Ingliz
Ingliz-Qozoq
Qozoq-Ingliz
Ingliz-Oʻzbek
Oʻzbek-Ingliz
Ingliz-Qirgʻiz
Qirgʻiz-Ingliz
Ingliz-Tojik
Tojik-Ingliz
Ingliz-Turkman
Turkman-Ingliz
Ingliz-Moʻgʻul
Moʻgʻul-Ingliz
Ingliz-Tatar
Tatar-Ingliz
Ingliz-Turk
Turk-Ingliz
Ingliz-Arab
Arab-Ingliz
Ingliz-Ibroni
Ibroni-Ingliz
Ingliz-Fors
Fors-Ingliz
Ingliz-Urdu
Urdu-Ingliz
Ingliz-Hind
Hind-Ingliz
Ingliz-Bengal
Bengal-Ingliz
Ingliz-Panjob
Panjob-Ingliz
Ingliz-Gujarot
Gujarot-Ingliz
Ingliz-Maratxi
Maratxi-Ingliz
Ingliz-Nepal
Nepal-Ingliz
Ingliz-Tamil
Tamil-Ingliz
Ingliz-Telugu
Telugu-Ingliz
Ingliz-Kannada
Kannada-Ingliz
Ingliz-Malayalam
Malayalam-Ingliz
Ingliz-Singal
Singal-Ingliz
Ingliz-Xitoy (soddalashtirilgan)
Xitoy (soddalashtirilgan)-Ingliz
Ingliz-Xitoy (anʼanaviy)
Xitoy (anʼanaviy)-Ingliz
Ingliz-Yapon
Yapon-Ingliz
Ingliz-Koreys
Koreys-Ingliz
Ingliz-Vyetnam
Vyetnam-Ingliz
Ingliz-Tay
Tay-Ingliz
Ingliz-Laos
Laos-Ingliz
Ingliz-Kxmer
Kxmer-Ingliz
Ingliz-Birma
Birma-Ingliz
Ingliz-Indonez
Indonez-Ingliz
Ingliz-Malay
Malay-Ingliz
Ingliz-Filipin
Filipin-Ingliz
Ingliz-Suahili
Suahili-Ingliz
Ingliz-Afrikaans
Afrikaans-Ingliz